Emlak ve Emlakçı Avukatı
Emlak ve Emlakçı Avukatı Taşınmazlarla ilgili davalar, ülkemizde en fazla görülen davalar arasındadır. Bu yüzden İzmir emlak ve emlakçı avukatı oldukça önemli bir yere sahiptir. Emlak ile ilgili olan yatırımlar ülkemizde önemli olduğundan dolayı, bu durum birçok sorunu da beraberinde getirir. Tüm bu sorunların çözümünde, İzmir emlak ve emlakçı avukatı yardımcı olmaktadır. Emlak ve Emlakçı Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? Emlak davaları konularında uzmanlaşmış avukata, İzmir emlak ve emlakçı avukatı adı verilir. Halk arasında bir diğer ismi de gayrimenkul avukatıdır. Burada önemli bir hususu belirtmekte yarar var. Taşınmazlara yönelik olan çıkarılmış birçok yasa vardır. Aşağıda bu yasaları kısaca sıralayalım: 6362 sayılı sermaye piyasası kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 775 sayılı gecekondu kanunu, 2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu, 2886 sayılı devlet ihale kanunu, 2942 kamulaştırma kanunu, 2946 sayılı kamu konutları kanunu, 3091 sayılı taşınmaz mal zilyedliğine yapılan tecavüzlerin önlenmesi hakkında kanun, 3194 sayılı imar kanunu, 3303 sayılı taşkömürü havzasındaki taşınmaz malların iktisabına dair kanun, 3402 kadastro kanunu, 3621 sayılı kıyı kanunu, 3996 sayılı bazı yatırım ve hizmetlerin Yap-İşlet-Devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkı, 4342 sayılı mera kanunu, 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanunu, 4706 sayılı hazineye ait taşınmaz malların değerlendirilmesi ve katma değer vergisi kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun, 4734 kamu ihale kanunu, 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu, 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun, 5393 sayılı belediye kanunu, 5403 sayılı toprak koruma ve arazi kullanımı kanunu, 6098 borçlar kanunu, 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun, 6292 sayılı orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi ve hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ile hazineye ait tarım arazilerinin satışı hakkında kanun, 6736 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun, 6831 orman kanunu. Görüldüğü üzere taşınmazlarla ilgili doğrudan ya da dolaylı olarak birçok kanun mevcuttur. Emlak sektörüne yönelik ise 30442 sayılı taşınmaz ticareti hakkında yönetmelik söz konusudur. Yani emlakçı ve diğer taraflar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine yönelik kanundur diyebiliriz. Emlak ve emlakçılık dediğimizde ise, taşınmaz niteliğinde olanlarla ilgili uyuşmazlıklarda ve emlakçılık alanında elde edilen komisyon gelirleri ve diğer hususlardaki anlaşmazlıklar ve İzmir emlak ve emlakçı avukatı ihtisas alanı anlaşılmalıdır. Dolayısıyla İzmir en iyi emlak avukatı, aşağıdaki davalarla ilgilenir: Emlak alım satımı ve kiralama konularında çıkan uyuşmazlıklardaki davalarla, Kira sözleşmelerinden kaynaklanan davalarla, İnşaat projeleri ile ilgili ortaya çıkan anlaşmazlıklardan kaynaklanan davalarla, Tapu ve imarla ilgili davalarda, Yabancıların mülk edinmesi davalarıyla, Ayni hak tesisi işlemleri ile ilgili davalarla ve Emlakçılık sektöründe ortaya çıkan sorunların çözümü için davalarla. İzmir’de Emlak ve Emlakçı Avukatı Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? Emlak sektörü geniş bir alana sahiptir. Ayrıca yeni çıkan yasaya göre emlakçılık sektöründe birçok düzenlemeye gidilmiştir. ERT hukuk bürosu olarak taşınmazlarla ve emlakçılık sektörü ile ilgili müvekkillerimizden bilgi alırız. Gerekli olan belgeleri müvekkillerimizden talep ederiz. Çünkü birçok davada olduğu gibi emlak sektörüne yönelik davalarda da dava dilekçesi ile birlikte deliller başvurulan mahkemeye sunulur. Dava seçeneğine başvurmadan önce taraflar arasında arabulucu hizmeti veririz. Eğer taraflar arabulucu hizmetine rağmen anlaşamamışsa, müvekkilimizden noter onaylı vekaletname isteriz ve dava sürecini başlatırız. Müvekkilimizin hangi konuda dava açmak istediğini tespit ettikten sonra gerekli olan hazırlıklarımızı yaparız. Dava sürecini sonuna kadar takip ederiz. Ayrıca müvekkillerimize danışmanlık hizmeti de sağlarız. İzmir Emlak ve Emlakçı Avukatı ile Emlak Davası Nasıl Açılır? İzmir hukuk bürosu olarak öncelikle hangi konuda dava açılacağı konusu görüşülür. Daha sonra arabulucu hizmeti ile sorunun giderilip giderilmeyeceği denenir. Bu işlemden sonuç alınmazsa, dava açmak isteyen kişi ya da kişilerden noter onaylı vekaletname alınır. Dava dilekçesi hazırlanır. Dilekçe ile birlikte, davada kanıt teşkil edilecek belgeler bir araya getirilir. Son olarak dava açılır ve süreç sonuna kadar takip edilir. Emlak Davaları Ne Kadar Sürer? Yasalar tarafından gayrimenkul tahliye davaları 300 gün olarak öngörülmüştür. Gayrimenkul tapu iptali ve tescil davaları ortalama olarak 730 gün olarak hesaplanmıştır. Ecrimisil davaları için ise 330 gün sonuçlanma süresi hesaplanmıştır. Ancak bu süreler; uzman avukata, mahkemenin iş yüküne, delillerin durumuna, bilirkişi raporlarına ve tanıkların dinlenmesine göre farklılık gösterebilir. Yine de alanında uzman İzmir emlak ve emlakçı avukatı ile süreç daha çabuk bitirilebilir. Emlak yasası ile ilgili bilgilere, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/10/20201014-1.htm bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. İzmir Emlak ve Emlakçı Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler İzmir avukat ve hukuk bürosu olarak, aşağıdaki hizmetleri, müvekkillerimize sağlarız: Emlak sektöründe hizmet verenlere yasal danışmanlık sağlarız. Emlakçı komisyonları ile ilgili sorunların giderilmesindeki davaları açar ve süreci yönetiriz. İzmir emlak ve emlakçı avukatı olarak, tapu işlemleriyle ilgili sorunlarla ilgileniriz. Kira ve satış sözleşmelerinin hazırlanmasına yardımcı oluruz. Kira ve satış sözleşmelerinde ortaya çıkan sorunlarla ilgili davaları açar ve süreci sonuna kadar takip ederiz. Yabancıların konut edinmesi ile ilgili sorunlarla ilgileniriz. Haksız satış ve miras bölünmeleri konusunda, müvekkillerimize yardımcı oluruz. Satış vaadi sözleşmelerinin hazırlanmasında danışman olarak görev alırız. Ayrıca bu tür sözleşmelere aykırı işlem yapılması durumunda, dava açar ve süreci sonuna kadar takip ederiz. Her türlü alım satım işlemlerinde bürokratik destek veririz. Tapu devirlerinde yapılan haksız uygulamalara karşı dava açarız. SIKÇA SORULAN SORULAR: Emlak ve emlakçılık avukatı ücretleri ne kadar? Vekalet ücretleri hakkında detaylı bilgileri, bizleri arayarak öğrenebilirsiniz. İzmirde en iyi emlak ve emlakçılık avukatını nasıl bulabilirim? Hızlı ve sorunsuz bir dava süreci için bizleri arayabilir, detaylı bilgi alabilirsiniz. Emlak ve emlakçılık avukatı ne yapar? Alım satım işlerine bürokratik destek sağlar. Her türlü emlak ve emlakçı sorunlarının çözümünde arabulucu rolü üstlenir. Ayrıca gerekli olan davaların açılmasını sağlar. Emlak davasında yetkili ve görevli mahkeme hangisidir? Taşınmazlarla ilgili davalarda yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu bölge mahkemesidir. Kat mülkiyeti kanununda ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünde yetkili mahkeme, Sulh Hukuk mahkemeleridir. Gayrimenkul ile ilgili diğer davalarda ise Asliye Hukuk mahkemeleri görevli ve yetkilidir.
Borç Alacak Avukatı
Borç Alacak Avukatı 818 sayılı borçlar kanunu yürürlükten kaldırılmış, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 04.02.2011 tarihinde resmi gazetede yayımlanmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren borçlar kanunu ile birlikte, İzmir borç alacak avukatı önem kazanmıştır. Borç Alacak Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? İzmir borç alacak avukatı, borçlar hukukuna hakim olan, borçlu ile alacaklının haklarını korumasında yardımcı olan uzman avukattır. Aslında bir anlamda, icra ve iflas avukatı olarak da görev yapar ve bilinir. Borçlunun borcunu ödememesi durumunda, İzmir borç alacak avukatı, alacaklının da talebiyle, borçlu olan kişi ya da kişilerin mal varlıklarını tespit eder. Tespit işleminden sonra, borcun tahsilatının yapılmasına yardımcı olur. İzmir borç alacak avukatı aynı zamanda, aşağıda açıklayacağımız davalara ve işlemlere bakar. Her türlü alacağın tahsili için müvekkili adına yasal işlemleri başlatır. İcra takibinin açılmasını sağlar. İcra takibinden önce, borçlu olan kişiye gerekli olan tebligatları gönderir. Yasa ihtarların borçlu kişiye ulaşmasını sağlar. İcra takibine rağmen borçlu kişi borcunu ödememişse, haciz işlemleri başlatır. Haciz işlemleri kişinin öncelikle maaşı üzerinden gerçekleşir. Hacze konu olan alacaklar çok fazlaysa, kişinin malvarlığı üzerine haciz işlemleri uygulanır. İş dünyasında özellikle büyük kurumların aralarında ticaret yapmak maksadıyla kullandığı çek senetleri söz konusudur. Ülkemizde görülen borç ve alacak davalarının büyük bir kısmını ise karşılıksız çek senetleri oluşturur. Kişi, banka hesabını, çek senedine bağlar ve alacaklarına vadeli ya da vadesiz ödemede bulunur. Eğer çek tutarı, kişinin banka hesabından fazlaysa ve ödeme günü geldiği halde çek tutarı, banka hesabından alınamıyorsa, o zaman karşılıksız çek durumu söz konusudur. İzmir en iyi borç alacak avukatı, karşılıksız çek davası açarak, ödemenin alacaklı olan kişiye tam olarak yapılmasını sağlar. Menfi tespit davaları, borcu olmamasına karşın, kendisine borç çıkarılan kişinin açtığı davadır. Kişi borcunun olmadığını ispat etmek durumundadır. İstirdat davası ise borcu olmadığı halde kendisine gelen icra emri doğrultusunda ödeme yapan, ancak yatırdığı tutarı geri alabilmek adına sonradan dava açılması durumudur. Borçlu addedilen kişi, borcunun olmadığını öne sürüyorsa, borca itiraz davası açabilir. Ya da kişi, senet, sözleşme ya da diğer evraklar üzerindeki imzaya itiraz edebilir. Yani imzanın kendisine ait olmadığını öne sürebilir. İcra takibine de itiraz edebilir. Tüm bu işlemleri, İzmir avukat yardımıyla süresi dolmadan gerçekleştirebilir. Alacaklı olan kişi, alacağını tahsil endişesine düşerse, ihtiyati haciz işlemlerini başlatabilir. Yani mal kaçırmanın önüne geçmek için adım atmış olur. Bu işlemi de alanında uzman, İzmir borç alacak avukatı yardımıyla yapmak yararlı olacaktır. Alacağın, teminat altında olmadığı kısmı için açılan davalar, cari hesap alacağı davalarıdır. Cari alacağın takibi ve itirazın iptali davaları da bu kapsamda değerlendirilir. Nafaka borcu davaları, ülkemizde en sık karşılaşılan ve en çok tartışılan davalardandır. Boşanma sürecinin en zorlu kısımlarından birisi olan nafaka borcu davaları mutlaka, İzmir borç alacak avukatı yardımıyla gerçekleştirilmelidir. Tasarrufun iptali davası, alacaklı olan kişinin hakkını almaması için diğer kişiler arasında yapılan danışıklı işlemlerin iptali davasıdır. İstihkak davaları, borçlunun mallarının haczedilmesi ve aynı zamanda 3. Şahıslarında mallarının haczedilmesi işlemidir. Ancak burada ayrım, dava sonrasında ortaya çıkar. Yani 3. Kişilerin tam olarak kimler olduğunun tespitinin yapılması gerekir. İlamsız icra işlemleri, ülkemizde sıklıkla uygulanan, ancak birçok kişinin tam olarak bilmediği işlemlerdir. İlamsız icra mahkeme kararı olmadan, borçlu olan kişinin mallarının ya da maaşının bir kısmının haczedilmesi işlemidir. Emir, icra müdürlükleri tarafından verilir. İtirazın iptali davaları, borçlu olan kişinin yaptığı itirazın kaldırılması için alacaklı tarafından açılan davadır. İtirazın kaldırılması davaları, alacaklı olan kişinin, borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılması için açtığı davadır. Borçlar kanunu hakkında tam metni, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6098.pdf bağlantısından inceleyebilirsiniz. İzmir’de Borç Alacak Avukatı Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? İzmir hukuk bürosu olarak her türlü borç alacak davası ile ilgileniyoruz. Müvekkillerimizin noter onaylı vekalet vermesinden sonra, tüm borç ve alacak ilişkisine dayalı davaları açıyoruz ve sonuna kadar takip ediyoruz. Alanında uzman İzmir borç alacak avukatı personelimizle, danışmanlık ve arabulucu hizmeti veriyoruz. Borç Alacak Avukatı ile Borç Alacak Davası Nasıl Açılır? Öncelikle İzmir borç alacak avukatına noter onaylı vekalet verilir. Daha sonra ilamlı icra ve diğer borç alacak davaları için gerekli olan belgelerin, avukata teslim edilmesi gerekir. Avukatı İcra Tevzi Bürosuna gerekli harçları yatırarak ve gerekli belgeleri vererek, dilekçe ile başvuruda bulunur. Borç Alacak Davaları Ne Kadar Sürer? Davanın açılması ve borçluya tebligat yapılması 10 gündür. Davacı süreci ise borçlu ile alacaklının anlaşma durumuna göre farklılık gösterebilir. Dava süresi, mahkemenin iş yüküne bağlı olarak da uzar ya da kısalır. İzmir Borç Alacak Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler İzmir borç alacak avukatı olarak, aşağıdaki hizmetleri sağlarız: Alacaklı ile borçlu arasında uzlaşma hizmeti sağlarız. Yeni çıkan yasaya göre, herhangi bir konuda dava açmadan önce, tarafların arabulucu hizmetinden yararlanmaları gerekir. Tüzel ve gerçek kişilerin tüm dava süreçlerini sonuna kadar takip ederiz. Normal yollardan tahsil edilemeyen alacakların, icra müdürlükleri yardımıyla tahsilini gerçekleştiririz. İpotek ve rehin satışları yoluyla, alacakların tahsil edilmesini sağlarız. Kredi ve finans kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların giderilmesi için çalışırız. Gerekli olan takibatları gerçekleştiririz. Her türlü haciz işleminin başlatılmasını ve takibini gerçekleştiririz. Karşılıksız çek davalarının açılmasını ve takibini yaparız. Borçlunun açtığı kötü niyet davalarına itiraz ederiz ve davayı sonuna kadar takip ederiz. Boşanma sonrasında karar bağlanan nafaka alacaklarının tahsilini sağlarız. İflas erteleme ve yeniden yapılandırma işlemlerini başlatırız ve takibini gerçekleştiririz. Büyük şirketlerin yeniden yapılandırma işlemlerini gerçekleştiririz. Bu işlem oldukça karmaşıktır ve kesinlikle alanında uzman İzmir borç alacak avukatı tarafından yapılması gerekir. Şirketlerin birleşme ve satın alma süreçlerinin yürütülmesinde yardımcı oluruz. SIKÇA SORULAN SORULAR: Borç alacak avukatı ücretleri ne kadar? Her türlü konuda vekalet ücretleri hakkında bilgi almak için web sitemizin iletişim kanallarından bizlere ulaşabilirsiniz. İzmirde en iyi borç alacak avukatını nasıl bulabilirim? İletişim kanallarından bizlere ulaşarak, alanında uzman avukatı personelimizden yardım talep edebilirsiniz. Borç alacak avukatı ne yapar? Borçlu ve alacaklı arasında arabulucu görevini yerine getirir. İlamlı ve ilamsız icra işlemlerini başlatır. Haciz işlemlerini başlatır. Borç alacak davasında yetkili ve görevli mahkeme hangisidir? Asliye hukuk mahkemesi, sulh hukuk mahkemesi ve icra mahkemesi görevli ve yetkilidir.
Arabulucu Avukat
Arabulucu Avukat 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu, 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra dava süreçlerinde önemli değişiklikler yaşanmıştır. Özellikle İzmir arabulucu avukat önem kazanmıştır. Çünkü yasa çıkmadan önce tüm anlaşmazlıklarda, dava yoluna gidiliyordu ve mahkemelerin yükü oldukça fazlaydı. Arabulucu Avukat Nedir? İzmir arabulucu avukat, anlaşmazlık yaşayan iki taraf arasında uzlaşmacı görevini yerine getiren hukuk fakültesi mezunu kişidir. İyi bir arabulucu avukatın tek bir konuda uzmanlığa sahip olması önemlidir. Çünkü arabulucu hizmeti, dava açılmadan önceki aşamadır. Mesela işçi alacakları ile ilgili uzlaşma görevini yerine getirecek olan avukatın, iş davaları ile ilgili uzmanlığa sahip olması gerekir. Daha doğrusu önemli derecede gereklidir. Aynı şekilde ceza davalarında uzmanlaşan bir avukatın, dava sürecinden önce uzlaşmacı olarak görev yapması uygundur. Çünkü hukuk geniş bir konu yelpazesine sahiptir ve her avukatın her hukuk disiplininde uzman olması beklenemez. Arabulucu Türleri Nelerdir? Zorunlu ve ihtiyari olmak üzere iki kategoride değerlendirilir. Aslında ülkemizde en çok uygulananın zorunlu arabulucu hizmeti olduğunu söylemek doğru olacaktır. Zorunlu arabuluculuk Yasa, bazı durumlarda dava açmadan önce tarafların anlaşmasını istemektedir. Bu duruma zorunlu arabuluculuk adı verilir. Yani anlaşmazlık yaşayan her iki taraf da dava açmadan önce zorunlu olarak uzman bir avukat rehberliğinde bir araya gelirler. Taraflardan birisi arabulucu hizmeti almadan dava açsa bile dava reddedilir. Trafik kazaları, işçi haklarından doğan alacaklar, işe iade durumları vs. gibi durumlarda zorunlu arabulucu hizmeti alınabilir. İhtiyari arabuluculuk Arabulucu hizmeti alınmanın zorunlu olmadığı durumlardır. Yani taraflar, arabulucu hizmeti almadan da dava açma yolunu tercih edebilirler. Suç teşkil eden birçok konu bu kapsamda değerlendirilir. İzmir’de Arabulucu Avukat Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? İzmir hukuk bürosu olarak, tarafsız ve alanında uzman avukatlarımızla hizmetinizdeyiz. Kısaca, arabulucu sürecinden sizlere bahsedelim. Öncelikle taraflar anlaşmazlık konuları ile ilgili bizlere başvururlar. Başvuru sonrasında taraflardan bazı belgeler isteriz. Asgari tarifeye göre her iki taraf da arabulucu ücretini öderler. Bazı durumlarda tek bir taraf da tüm ödemeyi gerçekleştirebilir. Her iki tarafa da randevu veririz. Arabulucu hizmeti genel olarak hukuk büromuzda gerçekleştirilir. Taraflar arasında konuyu etraflıca dinleyip, karara bağlamaya çalışırız. Toplantı sırasında tüm konuşmalar yasal olarak kayıt altına alınır. Eğer toplantı sonucunda herhangi bir uzlaşma sağlanamazsa, daha sonra dava sürecinde, toplantı tutanağı dava belgesi ekine yerleştirilir. Yani dava dilekçesinin ekinde, uzlaşma tutanağı da yer alır. Yasa tarafından, dava başvurusuna istinaden 1 hafta içerisinde, arabulucu tutanağının da mahkemeye teslim edilmesi gerekir. Bu süre aşılırsa, açılan dava usulen geçersiz sayılacaktır. İzmir arabulucu avukat tarafından istenilen tüm belgeleri, taraflar vermek zorundadır. Çünkü bu belgeler de arabulucu tutanağında resmi olarak yer alır ve mahkemeye sunulurlar. İzmir en iyi arabulucu avukat olarak tüm süreçlerde daima yanınızdayız. Arabulucu Avukat Görevleri Nelerdir? Aşağıda, İzmir arabulucu avukat olarak hangi görevlerin olması gerektiği sıralanmıştır: Tarafsız olmalıdır. Olaya çözüm odaklı yaklaşmalıdır. Gerektiğinde tarafları birbirinden korumalıdır. Tarafların olay geçmişi hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Yani katılımcı olmalıdır. İzmir arabulucu avukat, tarafların süreçten ne beklediğini iyi bilmelidir. En çok uzlaşma alanlarını belirlemelidir. İhtilaf noktalarını çok iyi belirlemelidir. Çözüm seçeneklerini genişletmelidir. Çözümün her iki tarafı da kapsadığından emin olmak. İnce detaylar üzerinde durarak, süreci her iki taraf için de uyumlu hale getirmek. Son kararları kaleme almak ve tarafsız çözümleri sunduğundan emin olmak. Sorunun çözümü adına hiçbir noktanın belirsiz kalmadığından emin olmak. Toplantı tek celsede sonuçlanamıyorsa, sonraki adımları belirlemek adına diğer toplantı tarihini her iki tarafa bildirmek. Arabulucu Avukat ile Hangi İşlemler Gerçekleştirilir? İzmir avukat ile uyuşmazlık konularını masaya yatırırız. Sorunun çözülmesi adına her iki tarafında göremediği detayları ortaya koyarız. Dava süreçlerinde tarafların nelerle karşılaşacağından bahsederiz ve her iki tarafı da aslında ortak bir zeminde birleştirmeye çalışırız. Arabulucu Hizmetinin Yararları Nelerdir? İzmir arabulucu avukat yardımıyla alacağınız hizmet sonrasında, aşağıdaki yararları elde edersiniz: Zorlu dava süreçlerine girmemiş olursunuz. Dava açılması durumda taraflar arasındaki ilişkiler onarılmayacak derecede bozulabilir. Zorunlu arabulucu hizmetiyle tarafların ilişkileri korunabilir. Hızlı çözüm sağlamada etkilidir. En ekonomik çözümü sunar. Dava harçları, bilirkişi masrafı ve diğer mahkeme masraflarından kaçınmış olursunuz. Taraflar arasında yapılan toplantı tamamen gizlidir. Yalnızca ilerde dava açılırsa toplantı tutanağı mahkemeye sunulur. Toplantı süreci tarafların kontrolü altındadır. İyi bir arabulucu avukatı denetiminde yapıldığı için de son derece güvenlidir. Mahkeme yükünü büyük oranda alır. Böylece mahkeme yükünden dolayı, uzun dava süreçlerine maruz kalmamış olursunuz. Zorunlu arabulucu yasasını, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6325.pdf buradaki bağlantıdan inceleyebilirsiniz. SIKÇA SORULAN SORULAR: Arabulucu avukat ücretleri ne kadar? Asgari tarife göre belirlenen ücretler hakkında, bizleri arayarak detaylı bilgi alabilirsiniz. İzmirde en iyi arabulucu avukatını nasıl bulabilirim? İletişim kanallarımızdan bizlere ulaşarak, en iyi arabulucu hizmetini alabilirsiniz. Arabulucu avukatı ne yapar? Taraflar arasında toplantı düzenleyerek, çözüm yolu bulmaya çalışır. Her iki tarafından zaman ve paradan tasarruf etmesini sağlar. Arabulucu avukat ücretini kim ödüyor? Her iki taraf da arabulucu ücretini eşit olarak öder. Bazı durumlarda yalnızca tek tarafında tüm ücreti ödediği durumlar olabilir.
İstinaf Avukatı
İstinaf Avukatı İlk derece mahkemelerin verdiği kararlar nihai değildir. Bazı nedenlerden dolayı, dava açan kişi ya da kişiler bu kararları kabul etmeyip, dava dosyasını bir üst mahkemeye taşıyabilirler. İzmir İstinaf avukatı kavramı bu noktada devreye girer. İstinaf Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? Görevli ve yetkili ilk derece mahkemelerin verdiği kararların, bir üst mahkemede yeniden değerlendirilmesine ya da denetlenmesine istinaf adı verilir. Bu tür davalarla ilgilenen avukatlara ise İzmir istinaf avukatı adı verilir. İstinaf yoluna gitmenin bazı şartları vardır. Bu şartlar sağlanmadığı sürece istinaf hakkı geçerli olmaz. Şartlardan bir tanesi, katılma talebi reddedilenlerdir. Katılma talebi karara bağlanmayan kişi ya da kişiler de istinaf yoluna başvurabilir. Ayrıca kişi ya da kişilerin avukatları, yasal temsilcileri ve eşi istinaf duruşmalarında bulunabilir. Ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcıları da, istinaf başvurusunda bulunabilirler. Aşağıdaki durumlarda istinaf başvurusu yapılamaz: 3000 TL ve altındaki idari para cezaları için (CMK madde 272/3), Üst sınırı 500 gün olan adli para cezaları ve bu karar istinaden verilen beraat kararları aleyhine istinaf başvurusu yapılamaz. Kanun metinlerinde açıkça yazan haller aleyhine istinaf yoluna başvurulamaz. Ancak 15 yıl ve daha üstü ağır ceza davalarında, istinaf yoluna başvurulabilir. Söz konusu ağır ceza olduğu için İzmir en iyi istinaf avukatı vasıtasıyla başvuruda bulunmak yararlı olacaktır. İstinaf itirazlarında bulunabilmek için İzmir istinaf avukatı olarak gerekçe gösteririz. Daha doğrusu yasa gereği göstermek zorundayız. Dava dilekçesi avukat tarafından hükmün kesinleşmesinden 7 gün sonrasına kadar verilmelidir. Daha doğrusu itiraz edilmelidir. İzmir istinaf avukatı, genel olarak ceza ve ağır ceza istinaf süreçlerinde müvekkillerine yardımcı olmaktadır. İzmir’de İstinaf Avukatı Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? İzmir hukuk bürosu olarak, ilk derece mahkemelerinin kararlarının kesinleşmesinden sonra 7 gün içerisinde istinaf başvuru dilekçelerinizi hazırlarız. Dosyanızın istinaf mahkemelerinde incelenme süreçlerini takip ederiz. Ceza ve ağır ceza konularında sizlere danışmanlık hizmeti sağlarız. İstinaf İnceleme Süreçleri Nasıldır? Başvurunun yapılmasından sonra 2 kademeli olarak inceleme gerçekleştirilir. İlk kademede usulen araştırma yapılır. İkinci kademede esasen yani detaylı bir inceleme gerçekleştirilir. Bu aşamadan sonra mahkeme, olumlu ya da olumsuz kararını bildirir. Bazı durumlarda kanun yararına verilen karar bozulabilir. Ancak bu durumun gerçekleşebilmesi için, aşağıdaki şartların mevcut olması gerekir: Kararın içerisinde, kanuna aykırı bir hükmün bulunması, Kanuna aykırı hükmün belgelendirilmesi, Hakimlerin kendi inisiyatifleri doğrultusunda aldıkları kararların hukuka aykırı olması. İstinaf Hukuku Hakkında Bunları Bilmelisiniz İstinaf yoluna gitmeden önce, aşağıdaki hususların bilinmesi yararlı olacaktır: Ağır ceza mahkemeleri tarafından alınan kesinleşmiş kararlar, bölge adliye mahkemelerinde değerlendirilmez. Daha doğrusu istinaf yolu bu gibi durumlarda kapalıdır. Ancak bu durumun bazı istisnaları vardır. Eğer yargılama sonucunda 15 yıl ya da daha üstü ceza verilmişse, istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğunda, karşı tarafında bilgilendirilmesi gerekir. Kararın kesinleşmesinden en geç 7 gün sonrasına kadar başvurunun yapılmış olması gerekir. Eğer karar kesinleşmiş fakat kararın tebliği ile ilgili bazı sorunlar meydana gelmişse, bu durumda karara itiraz başvurusu yapılabilir ve istinaf hakkından yararlanılabilir. Kesinleşmemiş olan mahkeme kararına karşı istinaf başvurunda bulunulamaz. İstinaf Mahkemelerinin Etkileri Nelerdir? Bu süreçten sonra ilk derece yetkili mahkemeler, davadan el çekerler. Yani dosya çözüm için istinaf mahkemelerine aktarılmış olur. Mahkeme daha sonradan hatalı bir karar verdiğiniz anlasa dahi, dosyaya müdahale etmez. İstinaf başvurusu kabul edildiği andan itibaren infaz kendiliğinden durur. Karar çıkana kadar icra edilmez. CMK 283’e göre hüküm sanık aleyhine bozulamaz. İstinaf hukuku ile ilgili kanun metnine, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2577&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. İzmir avukat bürosu olarak istinaf aşamasının her anında yanınızdayız. Sıkça Sorulan Sorular İstinaf Avukatı Ücretleri Ne Kadar? İstinaf aşaması vekillik ücretleri hakkında detaylı bilgiyi, bizleri arayarak edinebilirsiniz. İzmirde En İyi istinaf Avukatını Nasıl Bulabilirim? En iyi istinaf avukatını bizleri arayarak edinebilirsiniz. İstinaf Avukatı Ne Yapar? İstinaf aşamasındaki dosyanın takibini yapar ve nihai karar hakkında müvekkilini bilgilendirir. İstinaf Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir? Bölge adliye mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri görevli ve yetkilidir.
Ticaret Avukatı
Ticaret Avukatı Ticaret ve ticarette faaliyet gösteren şirketler hakkındaki hükümler, ticaret hukukunda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İzmir ticaret avukatı, ticaret hukuku çerçevesinde, şirketler ve ticaretle ilgili davalara bakar. Ticaret Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? Ticaret hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlara İzmir ticaret avukatı adı verilir. Ticaret davalarına bakarlar. Hukuk sisteminde ticari davalar, üç farklı kategoride ele alınmıştır. Mutlak Ticari Davalar Bu tür davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaz. Her türlü ticari davaları kapsar. 3102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesinde detaylı olarak anlatılmıştır. TTK 4/1 maddesinde mutlak ticari davalar, aşağıda sıralanmıştır: Acenteliklerle ilgili uyuşmazlık davaları (TTK 102-123), Anonim şirketlere yönelik açılan uyuşmazlık davaları (TTK 329-572), Limitet şirketlere yönelik açılan uyuşmazlık davaları (TTK 573-644), Poliçe, bono ve çek gibi belgelerden kaynaklanan uyuşmazlık davaları (TTK 671-775, TTK 776-779), Eşya ve yolcu taşımayla ilgili uyuşmazlıklara yönelik davalar (TTK 856-893, TTK 906-916). Ayrıca özel kanun hükümlerince ticari sayılan mutlak ticari davalar vardır. bu tür davalar, özel kanunlarda ticari dava olarak belirtilen durumları ele alır. Mesela kooperatif ve finansal kiralama kanunlarında bazı uyuşmazlık konuları Ticari Dava olarak belirtilmiştir. Ancak davaya konu olan miktara göre bu tür uyuşmazlıklar, Asliye Hukuk ya da Sulh hukuk mahkemesinde de görülebilmektedir. Oysa ki bu tür uyuşmazlıklarla ilgili ticaret mahkemesi görevlidir gibi bir ibarenin kullanılması, uyuşmazlığın türü ne olursa olsun ticaret mahkemesinde görülmesi için yeterli olacaktır. Özel kanun hükümlerine giren ticaret davaları, aşağıda sıralanmıştır: Kooperatifler kanununun 99. Maddesine göre düzenlenen konulardan kaynaklanan davalar, Finansal kiralama işlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların giderilmesi için açılan davalar, İflas davaları ve Odalar ve borsalar üyelerine verilen disiplin cezalarını içeren davalar. Nispi Ticari Davalar İzmir ticaret avukatı olarak takip edilen dava türlerinden birisi de nispi ticari davalardır. Davaya konu olan her iki tarafın da ticari faaliyette bulunmasını esas alan davalardır. 6102 sayılı TTK’nın 4/1 maddesinde, her iki tarafın ticari işletmesindeki faaliyetlerden doğan ve her iki tarafından tacir olması nesebiyle bu tür davaların ticari dava sayılması anlatılır. Yani kanunun kabul ettiği iki nitelik olmadıkça, görülen davalar nispi ticari dava niteliğinde olmayacaktır. Borçlar kanunu 520’deki davalar, nispi ticari davalara örnek olarak gösterilebilir. Bu tür davalarda adi ortaklığı bulunan ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların çözümüne çalışılır. Her iki ortak da ticari faaliyet sahiptir ve tacirdirler. Tüzel kişiliğe sahip olan tüm tacirlerin işleri ticari niteliktedir. Bu durumdan istisna olanlar gerçek kişi tacirlerdir. Yani tüzel kişilerle ilgili görülen davalar nispi, gerçek kişilerle ilgili görülen davalar ise ticari nitelikte olmayan davalar olacaktır. Üçüncü Grup Ticari Davalar Tacir olan kişinin ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yani üçüncü grup ticari davalarda, yalnızca bir tarafın ticari faaliyetle ilgilenmesi, bu davanın ticari nitelikte olmasını sağlamıştır. Mesela ticari faaliyette olan bir tacirin; havale, vedia ve fikri eserlere konu olan davası, ticari niteliktedir. Davaya konu olan diğer tarafın ticari faaliyetle uğraşması şartı yoktur. İzmir’de Ticaret Avukatı Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? Tazminat ve ticari alacak davalarında değişikliğe gidilmiştir. 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dava açmadan önce arabulucu hizmeti almak zorunlu kılınmıştır. Yani ticari uyuşmazlıklarda önce arabulucu hizmeti alınacaktır. İzmir en iyi ticaret avukatı olarak arabulucu hizmeti sağlayarak, sorunlarınızı çözmeye çalışıyoruz. Şirketinizle alakalı tüm bilgileri sizlerden talep ediyoruz ve savunmanızı yapmak üzere analiz ediyoruz. Alanında uzman İzmir ticaret avukatı personelimiz ile tüm dava süreçlerinizi son anına kadar takip ediyoruz. Ticaret Avukatı ile Ticaret Davası Nasıl Açılır? Her davada olduğu gibi ticaret davalarında da öncelikle delil toplama işleri halledilir. Tüm deliller toplandıktan ve konuyla ilgili tanıklık yapacak olan kişiler belirlendikten sonra dava dilekçesi hazırlanır ve ilgili mahkemeye dava açılır. Ticaret Davaları Ne Kadar Sürer? Tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının incelenmesi, adli tatil ve delillerin durumuna göre ticaret davalarının süresi farklılık gösterebilir. Ancak kanunun öngördüğü süre yaklaşık olarak 1 yıldır. Alanında uzman İzmir ticaret avukatı ile bu süre biraz daha kısalabilir. Tabi ki diğer etkenlerin de tam olarak sorunsuz bir şekilde hazır olması gerekir. Türk Ticaret Kanunu tam metnine, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf bağlantısından ulaşabilirsiniz. İzmir Ticaret Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler İzmir ticaret avukatı olarak, şirketler bünyesinde sözleşmelerin hazırlanmasını sağlıyoruz. Hak kaybına uğramamanız adına, yasal çerçevede kalmak kaydıyla şirket sözleşmeleri hazırlıyoruz. Ya da daha önce var olan sözleşmelerin fesih edilmesi işlemlerini gerçekleştiriyoruz. İzmir avukat bürosu olarak, alacaklarınızın tahsilatı adına gerekli olan yerlere noter kanalıyla ihtarname gönderiyoruz. Ayrıca tarafınıza gelen ihtarnamelere cevap veriyoruz. Arabulucu dosyalarınızda şirketinizi temsil ediyoruz. Hak kaybına uğramamanız adına, arabulucu hizmeti sağlıyoruz. İzmir hukuk bürosu olarak, ticari alacaklarınız için gerekli olan işlemleri başlatıyoruz. Ayrıca şirketinizin faaliyet alanına göre danışmanlık hizmeti sağlıyoruz. Ticari uyuşmazlıklarınızda davalarınızı açıyor ve takip ediyoruz. İstinaf ve Yargıtay süreçlerinizde davalarınızı takip etmeye devam ediyoruz ve sonuçlandırıyoruz. Hukuki riskler konusunda şirketleri uyarıyoruz ve gerekli olan tedbirleri alıyoruz. Şirket defterlerinizin kayıtlarının usulüne uygun ve yasal çerçevede tutulmasını sağlıyoruz. Bu konuda sizlere danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Dava dilekçelerinizi hazırlıyoruz ve ilgili mahkemelere sizin adınıza başvuruda bulunuyoruz. İzmir ticaret avukatı personelimizle ayrıca aşağıdaki hizmetleri veriyoruz: Gümrük davalarınızı açıyor ve takip ediyoruz. İthalatta haksız rekabetin önlenmesi davalarınızla ilgileniyoruz. Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki kanundan doğan davalarınıza bakıyoruz. Uluslararası tahkim yoluna gidilmesi gereken durumları değerlendiriyoruz ve gerekli olan başvurularda bulunuyoruz. Uluslararası ticaretten doğan uyuşmazlıkların giderilmesi adına dava açıyoruz. Ticari şirketlerin alım ve satım işlerinde danışmanlık hizmeti sağlıyoruz. Hisse devir işlemleri, şirket devir işlemleri ve şirket birleşmeleri gibi konularda danışmanlık hizmeti veriyoruz. Ortaklık sözleşmelerinin hukuka uygun bir şekilde hazırlanmasını sağlıyoruz. Kıymetli evrak hukuku konularında danışmanlık hizmeti sağlıyoruz. Risk sermayesi konularında danışmanlık veriyoruz. Sermaye piyasaları hukuku konularında sizleri bilgilendiriyoruz. Kredi sözleşmelerinin hazırlanmasını sağlıyoruz. Leasing sözleşmelerinin hazırlanmasına yardım ediyoruz. Sıkça Sorulan Sorular Ticaret Avukatı Ücretleri Ne Kadar? Tüm avukatlık ücretleri hakkında detaylı bilgi alabilmek için, web adresimizin iletişim bölümünden bizlere ulaşabilirsiniz. İzmirde En İyi Ticaret Avukatını Nasıl Bulabilirim? En iyi ticaret avukatına ulaşmak için bizleri mutlaka arayın. Ticaret Avukatı Ne Yapar? Ticaret davalarına bakar. Dava dilekçesi hazırlar. Dava açmadan önce arabulucu olarak taraflar arasında hizmet verir. Şirketlere tüm yasal konularda danışmanlık hizmeti verir. İlgili mahkemelere dava açılmasını sağlar. İstinaf ve Yargıtay süreçlerinde müvekkillerini temsil eder. Ticaret Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir? Asliye ticaret mahkemesi, her türlü ticari davalara bakmaya ve sonuçlandırmaya yetkili ve görevlidir.
İzmir İş Avukatı
İzmir İş Avukatı İşçi ile işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde, İzmir iş avukatı önemli görevler üstlenir. Birçok hukuki konuda olduğu gibi iş davaları açılmadan önce uzlaşmaya gidilebilir. İş avukatı uzlaşma konusunda da taraflara yardımcı olmaktadır. İş Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? İzmir iş avukatı, iş hukuku konusunda uzmanlaşmış kişidir. İşçi ve işveren arasındaki sorunları, yasalar çerçevesinde çözüme kavuşturma adına yardımcı unsurdur. İzmir iş avukatı, uzmanı olduğu aşağıda sıralanan iş davalarına bakar. İşe İade Davaları İş kanununun 20. Maddesi gereğince, haksız olarak işten çıkarılan işçi, işe iade davası açma hakkına sahiptir. İşçi, sözleşmenin feshinin kendisine bildirilmesinden 1 ay sonrasına kadar dava açabilir. Dava açma hakkı olduğu gibi, arabulucu hizmeti de alarak, sorunu çözmeye çalışır. Arabulucu hizmetinden en iyi şekilde yararlanmak adına, İzmir avukat uzmanından yardım alınabilir. İzmir iş avukatı yardımıyla da işe iade davası açılabilir. Hatta uzman yardımından yararlanmak en iyisi olacaktır. Davanın kabulü halinde, işçinin ya da onu temsil eden kişinin, işverene başvuru yapması gerekir. Eğer başvuru yapılmazsa, işçi var olan tazminat haklarını kaybedecektir. Hizmet Tespiti Davaları Ne yazık ki ülkemizde sigortasız olarak birçok kişi çalıştırılmaktadır. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız, hizmet tespit davası açabilirsiniz. Bu tür davalarda İzmir iş avukatı yardımı almanız yararlı olacaktır. Tespit davaları, hizmet akdinin son bulmasından sonra 5 yıl içerisinde açılabilir. Bu süreden sonra zaman aşımı söz konusudur. Davadaki tüm ispat yükümlülüğü davacı yani işçi üzerindedir. Delil olarak, çalışıldığı dönemdeki bordrolar ve çalışma arkadaşlarından yararlanılabilir. Hatta komşu işyerlerindeki çalışanlar da şahit olarak dinlenebilir. İşçi Alacakları Davaları Çeşitli nedenlerden dolayı, işveren tarafından işçinin iş akdi fesih edilebilir. Bu gibi durumlarda işçinin bazı alacakları söz konusudur. Bu alacaklar: Kıdem tazminatı, İhbar tazminatı, Yıllık izin ücreti, Fazla mesai ücretleri, Genel tatil ücretleri, Diğer ücret alacakları, Haftalık izin ücretleri, Asgari geçim indirimi, Kötü niyet tazminatı ve İş kazası ve meslek hastalıklarından kaynaklanan tazminatlar. Olarak sıralanabilir. Arabulucu Kanuna göre, işçi dava açmadan önce arabulucuya başvurmalıdır. İster bireysel olarak yapılan sözleşmeler olsun, isterse toplu iş sözleşmesi söz konusu olsun, açılacak olan her dava öncesi, işçi ile işveren arasında arabulucu hizmetinin sağlanmış olması gerekir. Genel olarak; işe iade davaları, işveren ya da işçi alacakları ve tazminat konularında arabulucu hizmeti alınır. İzmir en iyi iş avukatı olarak arabulucu hizmeti veriyoruz. Hak kaybına uğramamak adına hizmetten yararlanmanız yararlı olacaktır. İzmir’de İş Avukatı Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? İzmir Hukuk Bürosu olarak en öncelikli hizmetimiz, işçi ile işveren arasındaki sorunları gidermektir. Ayrıca işveren ile SGK kurumu arasındaki anlaşmazlıkların çözümü noktasında da hizmet vermekteyiz. Herhangi bir uyuşmazlık durumunda, dava açmadan önce arabulucu hizmeti veririz. Arabulucu hizmetimiz doğrultusunda anlaşamayan tarafların dava açmasına yardımcı oluruz. İşçi ile işveren arasında hizmet sözleşmesinin hazırlanmasında yardımcı oluruz. Ayrıca kurumların hizmet almak istedikleri firmaların hizmet sözleşmesini de hazırlarız. İşçi adına işverene noter kanalıyla ihtarname göndeririz. İş sözleşmesinin feshedilmesine dair bildirim hazırlarız. Ayrıca işvereni yasal mevzuat temelinde bilgilendiririz. Sendikal mevzuatların hazırlanmasında yardımcı oluruz. Danışmanlık hizmeti de sunarız. Kurumsal firmaların iç yönetmeliklerinde yer alan disiplin yönetmeliklerini hazırlarız. Kıdem ve ihbar tazminatlarını alamayan işçilerin haklarını korumak adına, ilgili mahkemelere dava açarız. İşyerinde karşılaşılan mobbing uygulamasına karşı dava açarız. Ayrıca kötü niyet tazminatı davalarını takip ederiz. Haksız yere işten çıkarılan işçilere yönelik, işe iade davası açarız ve dava sürecini sonuna kadar takip ederiz. İş kazasına uğramış, ancak hakkını alamamış çalışanlar için tazminat davaları açarız. Ayrıca ceza davası niteliğinde olan dava süreçlerini sonuna kadar takip ederiz. İşyeri güvenliği konusunda danışmanlık hizmeti veririz. Yasal olarak mevzuatların hazırlanmasında yardımcı oluruz. İş kanunu ve ilgili mevzuatlara aykırı olarak gerçekleştirilen uygulamalara karşı dava açarız ve takip ederiz. Bu konulardaki her türlü uyuşmazlıkları giderme noktasına müdahil oluruz. İş davalarında, işçi ya da işvereni temsil ederek, tarafların haklarını tam olarak alabilmelerini sağlarız. İş davalarında sunulması gereken delilleri, ilgili mahkemelere sunarız. Dava dilekçesini, yasal mevzuat çerçevesinde ve usulüne uygun bir biçimde hazırlarız. Gerekli olan belgeleri mahkemeye sunarız. İstinaf aşamasında, işçi ve işverenin yanında oluruz. Son yargılama makamı olan Yargıtay aşamasını da işçi ve işveren adına takip ederiz. İş Avukatı ile İş Davası Nasıl Açılır? İzmir İş Avukatı bürosu olarak, öncelikle bize başvuruda bulunursunuz. Sorunlarınızı etraflıca dinleriz ve ne yapacağımıza karar veririz. Elinizde bulunan tüm delilleri toplarız. Daha sonra sizin adınıza, işveren tarafında noter kanallı ihtarname göndeririz. Sonraki aşamada arabulucu görevi görürüz. Arabulucu olarak sonuç alamazsak, çalıştığınız yerdeki iş mahkemesine dava açarız. Dava dilekçesine, elinizde bulunan delilleri ekleriz. İşveren tarafında da aynı aşamaları uygularız. İş Davaları Ne Kadar Sürer? Normal şartlarda iş davaları 6-12 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak bilirkişi raporlarının beklenmesi, adli tatil süreleri ve tanıkların dinlenmesi gibi durumlardan dolayı iş davaları uzayabilmektedir. Birçok durumda işçi, yeterli miktarda delil toplayamamakta, alacağını tam olarak tespit edememektedir. Yani belirsiz alacaklara ait olan davalar biraz uzun sürebilmektedir. İzmir İş Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler İşçi ve işveren tarafının haklarını korumak adına uzlaşma hizmeti sağlarız. Ayrıca işçi ve işverenin haklarını korumak için gerekli olan davaları açarız. İstinaf mahkemelerine itiraz durumunda süreci takip ederiz. İzmir iş avukatı olarak müvekkillerimizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışırız. İş kanunu ile ilgili tam metni, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4857.pdf bağlantısından inceleyebilirsiniz. Sıkça Sorulan Sorular İş Avukatı Ücretleri Ne Kadar? Ücret hakkında detaylı bilgi için bizlere, iletişim kanallarımızdan ulaşabilirsiniz. İzmirde En İyi İş Avukatını Nasıl Bulabilirim? Web sitemizdeki iletişim kanallarımızdan bizlere ulaşarak, en iyi hizmeti talep edebilirsiniz. İş Avukatı Ne Yapar? İşçi, işveren ve SGK arasındaki sorunların çözülmesinde yardımcı rolündedir. Taraflar arasında arabulucu görevi görür. Ayrıca taraflar arasındaki sorunların çözülmesi adına, iş davalarını takip eder ve sonuçlandırır. İş Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir? İşçinin çalıştığı yere yakın olan İş mahkemeleri görevli ve yetkilidir.
İzmir Bilişim Avukatı
İzmir Bilişim Avukatı İnternetin yaygınlaşması ile birlikte kontrol sorunları ortaya çıkmıştır. Dünyanın birçok ülkesi, internet dünyasında kontrolü sağlayabilmek adına bazı yasalar çıkarmışlardır. Bu yasaların amacı, sanal ortamda işlenen suçların engellenmesidir. Bu noktada İzmir bilişim avukatı önemli roller üstlenir. Bilişim Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? İzmir Bilişim avukatı, bilişim hukuku alanında uzmanlaşmış ve tecrübe kazanmış kişidir. Bilişim hukukunda hizmet veren avukat aynı zamanda siber suçlar avukatı olarak da adlandırılır ve aşağıdaki davalara bakar. Bilişim Sistemine Girme Suçu TCK madde 243’te bu suç kapsamlı olarak ele alınmıştır. Kanun maddesine göre hukuka aykırı olarak bir bilişim sistemine girme ve orada kalmaya devam etme suçunu ifade eder (TCK madde 243/1). Eğer suçu işleyen kişi, sisteme girmekle kalmamış ve sistemdeki verileri bozar ya da yok ederse, verilecek olan ceza miktarı daha fazla olacaktır (TCK madde 243/3). Bilişim sistemleri aynı zamanda; Windows, Linux, iOS ve DOS gibi işletim sistemlerini ifade eder. Aynı zamanda; Whatsapp, Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya alanlarının yanı sıra, kişisel ya da kurumsal e-postalar da bilişim sistemi kapsamına girer. Sisteme girme, fiziksel olarak bilgisayara girme ya da uzaktan bağlanma olarak ifade edilir. Bilişim sistemine girme suçu, bilişim hukukundaki en hafif suçtur. Bu suça örnek vermek gerekirse: Sosyal medya hesabı kişilere özgüdür. Çünkü buradaki bilgiler kişiseldir. Bu hesabın başka birisi tarafından ele geçirilmesi ve kişisel bilgilerin internet ortamında ifşa edilmesi, bilişim suçunu oluşturur. 5237 sayılı TCK’nın 243 ile 245 maddeleri, bilişim suçlarını “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında düzenlemiştir. Bilişim suçunu işleyen kişiye 1 yıla kadar hapis cezası verilir. Bazı durumlarda adli para cezası verildiği de görülmektedir. Eğer kişi sisteme girmekle kalmayıp, buradaki bilgileri yok ederse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bilişim sistemlerine girip, sistemi hukuka aykırı olarak takip altına alan kişiye, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir (TCK madde 243/4). Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme Suçu Bilişim sistemine girip de sistemi; bozan, erişilmez kılan, sistemde yer alan verileri yok eden ya da değiştiren kişi, TCK madde 244’e göre suç işlemiştir. Sistemi engelleyen ve bozan kişi TCK 244/1’e göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sistemdeki verileri bozma, yok etme, değiştirme ya da erişilmez kılma suçunun cezası ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK madde 2442). Bu suçların, banka ya da kamu kuruluşlarına ait sistemler üzerinden işlenmesi halinde verilecek olan ceza, yarı oranında artırılır (TCK madde 244/3). TCK madde 244/4’e göre suçtan dolayı kişi kendisine haksız çıkar elde etmişse, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Banka Ya da Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Kişi, kendisine ait olmayan banka ya da kredi kartını hukuka aykırı şekilde kullanırsa, başkası adına sahte kart oluşturursa, oluşturduğu sahte kartı başkalarına devrederse, bilişim suçunu işlemiş olur (TCK madde 245). Bu suç halk arasında, kredi kartı dolandırıcılığı olarak adlandırılır. TCK 245/1’de başkasına ait banka ya da kredi kartının kullanılması suçtur. Bu suçun cezası, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır. Ayrıca beş bin güne kadar adli para cezası verilir. TCK 245/2’de sahte kredi kartı üretmek, satmak ya da başkasına devretmek suçtur. Ayrıca sahte olduğunu bilerek kredi kartını almak da suçtur. Cezası, 3 yıldan 7 yıla kadar hapistir. Ayrıca 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. TCK madde 245/3’te sahte olan banka ya da kredi kartını kullanarak kendisine menfaat elde etmek suçtur. Eğer kişi başkasına da yarar sağlamışsa, aynı suçu işlemiş olur. Suçu işleyen kişi, 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca 5 bin güne kadar adli para cezası alır. TCK 245/4’e göre başkasına ait banka ya da kredi kartı, aynı evde yaşayan hısım ya da akraba ise cezaya hükmolunmaz. Yasak Program Ya da Cihaz Kullanma Suçu TCK madde 245/a’ya göre bu suç: Teknik cihazlar ve yazılımlar kullanılarak, başkasına ait sisteme girme olarak tanımlanır. Suçun işlenebilmesi için kullanılan cihazların ya da yazılımların kanunen yasal olması gerekir. Mesela şifre kırmak amacıyla kullanılan yazılım ve cihazlar, kanunen yasak kapsamındadır. Bu kapsamın dışında olan kurumlar vardır. Yasak program veya cihaz kullanarak suç işleyen kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Ayrıca 5 bin gün adli para cezası ile cezalandırılır. İzmir bilişim avukatı olarak, yukarıda sayılan suçlarla ilgili davalara katılıyoruz. Bilişim suçları ile ilgili yasal mevzuat metnini incelemek için, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5651.pdf bağlantısını ziyaret edebilirsiniz. İzmir’de Bilişim Avukatı Hizmetini ERT Hukuk Bürosu Nasıl Vermektedir? İzmir en iyi bilişim avukatı olarak, yukarıda sıraladığımız davalarda müvekkillerimizi temsil ederiz. Siber suçların ispatı bağlantı adresi tespit edilerek yapılır. Belki de sizin bilgisayarınızdan bir yakınınız ya da arkadaşınız suç işlemiş olabilir. Bu durumda masumiyetiniz ispatlamanız gerekir. Yani suçun işlendiği anda bilgisayarınızı kullanmadığınızı ispat etmelisiniz. Bu durumda İzmir bilişim avukatı tutmanız yararlı olacaktır. İzmir hukuk bürosu olarak müvekkillerimiz adına dava dilekçesi hazırlarız. Müvekkillerimizin davalarını süreç sonuna kadar takip ederiz. İstinaf ve Yargıtay süreçlerinde yanlarında oluruz. Bilişim Avukatı ile Bilişim Davası Nasıl Açılır? Diğer dava türlerinde olduğu gibi bilişim suçları davalarında da, dava açılmadan önce tüm delillerin eksiksiz olarak toplanmış olması gerekir. Deliller toplandıktan sonra, asliye ceza ya da ağır ceza mahkemelerine dilekçe ile başvurularak dava süreci başlatılmış olur. Bilişim Davaları Ne Kadar Sürer? Adalet bakanlığı bu tür davalar için 300-390 gün arasında bir süre hedeflemiştir. Ancak davanın niteliğine, delil durumuna, bilirkişi raporlarına ve tanıkların dinlenmesi durumuna göre dava süresi uzayabilir ya da kısalabilir. İzmir Bilişim Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler Deneyimli ve alanında uzman İzmir avukat personelimizle, bilişim suçları alanında müvekkillerimize hizmet sağlarız. Özel hayatın gizliliği kapsamında, sosyal medya platformlarındaki bilgilerin gizliliği kararını aldırırız. İzmir bilişim avukatı olarak, boşanma davalarında birinci derece delil sayılan, sosyal medya yazışmalarını mahkemeye sunarız. İp adresini mahkeme kararıyla ve ilgili kurumların yardımıyla tespit ederiz. Böylece suçu işleyen kişiye ulaşmış oluruz. Ayrıca İzmir bilişim avukatı olarak, internet ortamında işlenen suçların ispatı için Türkiye Noterler Birliğinin veri tabanından yararlanırız. E-tespit sistemi ile internet ortamında işlenen suçları tespit ederek, mahkemede kullanılabilmesini sağlarız. Mahkeme kanalıyla, internet ortamından veri kaldırma ya da veriye erişimi engelleme kararı aldırırız. Youtube olumsuz içerik ve telif hakkı ihlali gibi konularda da müvekkillerimize yardımcı oluruz. Sosyal medya üzerinden girilen olumsuz içeriklerin kaldırılmasını sağlarız. Kişisel hakların ihlali kapsamında, sosyal medya üzerinde yer alan tüm içeriklerin silinmesini sağlarız. Müvekkillerimizin masumiyetini
İzmir Miras Avukatı
İzmir Miras Avukatı 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 495 maddesinden 682 maddesine kadar olan kısmı, miras hukuku ile ilgilidir. İzmir miras avukatı bu kanunlar çerçevesinde müvekkilinin haklarını savunmaya çalışır. Miras Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? İzmir en iyi miras avukatı, mirasla ilgili kanunlarda uzman ve miras davalarında deneyimli olan hukuk fakültesi mezunu kişidir. İzmir miras avukatı, uzmanlığı ve deneyimi gereği aşağıdaki davalarla ve miras hukuku ile ilgili konularla ilgilenir. Mirastan Mal Kaçırma Hukuk dilinde muris muvazaası olarak da adlandırılmaktadır. Muvazaa kelime anlamı olarak, danışık anlamı taşımaktadır. Hukuk dilinde ise bir kişinin, mirastan mal kaçırma amacıyla, haksız olarak miras mallarını üçüncü bir kişiye devretmesi anlamına gelir. Miras hukukunda iki farklı muvazaa vardır. Mutlak muvazaa kişiler arasında gerçek niyet saklanarak yapılan sözleşmelerdir. Mesela haciz işleminden kaçınmak amacıyla bir kişinin, hukuksuz olarak taşınır ya da taşınmaz malları başka bir kişiye devretmesidir. Nisbi muvazaa ise taraflar arasında ortak irade ile devretme işleminin gerçekleştirilmesi ve asıl amacın saklanmasıdır. Miras hukukunda, muvazaa işleminin gerçekleşebilmesi için dört temel şartın gerçekleşmiş olması gerekir: Devir ya da satış işleminin görünür olması gerekir. Taraflar arasında anlaşmanın olması gerekir. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin, mirastan mal kaçırmaya yönelik gerçekleşmesi gerekir. Tarafların aralarında gizli sözleşme yapmış olması gerekir. Vasiyetname Vefat eden kişinin geride bıraktığı taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığını dilediği kişiye bıraktığını belirten yazılı açıklamaya vasiyetname adı verilir. Miras hukukunda 3 tür vasiyetname vardır. Yani vasiyetnamenin yasal olabilmesi için kanunun istediği şekilde 3 türde düzenlenmesi gerekir. Bunlardan birincisi resmi vasiyetnamedir. Devlet kurumunda görevli memur önünde hazırlanan vasiyetnamedir. Bu tür vasiyetnameler, noter huzurunda hazırlanır ve mirası bırakan kişinin akıl sağlığının yerinde olduğuna dair sağlık raporu istenir. Kişi vasiyetnamesini el yazısı ile yazar. Bilgisayar ya da daktilo ile yazılan vasiyetnameler, mahkemelerde delil olarak kullanılmaz. Tabi ki altında kişinin parmak izi ya da ıslak imzası yoksa. El yazısı ile yazılan vasiyetnamelerin mutlaka okunur olması gerekir. Sözlü vasiyetname, diğer iki türe göre biraz farklıdır. Genel olarak olağanüstü durumlarda hazırlanır. Mesela savaş ya da kişinin yakın zamanda ölme tehlikesi ile karşı karşıya olması durumlarında düzenlenir. Akli dengesi yerinde olmayan ya da ayırt etme gücüne sahip olmayan kişiler, vasiyetname düzenleyemez. Düzenlese bile bu durum mahkemede ispatlandığında, vasiyetname geçersiz olacaktır. Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesi Bazı kişiler, bakımlarının ölünceye kadar yapılabilmesi için bakım evleri ve bazı sağlık kuruluşları ile sözleşme yaparlar. Kişi tüm malvarlığını bu kuruluşlara bağışlar ve karşılığında ölene kadar bakım hizmeti alır. İzmir miras avukatı olarak bu tür sözleşmeleri detaylı bir şekilde hazırlarız. Terekenin Tespiti Davaları İzmir hukuk bürosu, terekenin tespiti davalarında da sizlere yardımcı olmaktadır. Tereke tespit davalarında, miras bırakan kişinin; taşınır taşınmaz, aktif ve pasif tüm malvarlıkları tespit edilir. Mahkeme aynı zamanda miras bırakan kişinin tüm borçlarını ve alacaklarını da tespit eder. Mirasta Tenkis Davası Miras hukukunda saklı pay denilen bir kavram vardır. Kişinin en yakın akrabaları, kişinin malvarlığı üzerinde zorunlu haklara sahiplerdir. Tenkis davası, bu hakların ihlali durumunda mirastan pay alması gerekenler tarafından açılır. Mesela kişi ölmeden önce vasiyetini hazırlamış ve tüm malvarlığını, akrabası olmayan bir kişiye bırakmıştır. Ancak birinci derece akrabaların malvarlığı üzerinde hakları vardır ve onlarında belirli oranda pay almaları gerekir. Birinci derece akrabalar vasiyetnameye itiraz edebilir ve hakları olanı almak için tenkis davası açabilirler. İzmir miras avukatı, tenkis davalarını takip ederek, mirasçıların haklarını alabilmelerini sağlar. Mirasta Mal Paylaşımı Davası Yasal mirasçılar Türk Medeni Kanununa göre aşağıdaki kişilerdir: Kan hısımları, Sağ kalan eş, Evlatlık çocuklar, Devlet. Mirasta mal paylaşımı davalarında önemli olan eşit oranlarda hak sahiplerine haklarını vermektir. Mesela sağ kalan eşin mirasta hakkı 1/4 oranındadır. Sağ kalan çocuklar 3/8 oranında pay alırlar. Yukarıda sayılan davaların dışında; Muvazaalı miras hukuku işlemlerinin iptali davaları ve mirasçıların taleplerine ret davaları da, İzmir miras avukatı tarafından takip edilir. Ayrıca İzmir miras avukatı aşağıdaki davalarla ilgilenir: Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası, Atanmış kişiye mirasçılık belgesi verilmesi davası, Mirastan mahrum kişiye mirasçılık belgesi verilmesi davası, Mirasçılık belgesinin iptali, Yeni mirasçılık belgesi verilmesi (Ketm-i verese), Mirastan yoksunluğun tespiti, Mirasın reddi halinde mirasçılık belgesi verilmesi, Terekenin mevcudunun tespitine ilişkin davalar, Terekenin korunmasına ilişkin davalar, Tapu kütüğündeki kişi ile miras bırakanın aynı kişi olduğunun tespiti, Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları, Mirasta denkleştirme ve terekeye iade davaları, Saklı paylı mirasçıların tenkis talebine ilişkin davalar, Terekenin resmi defterinin tutulması davaları, Mirasta istihkak davaları, Miras sözleşmesi ile ilgili davalar, Miras sözleşmesinin ortadan kaldırılması ile ilgili davalar, Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için açılan davalar, Alacağın tereke masasına kaydı ve kabulüne ilişkin davalar, Alacaklıların mirasın reddinin iptaline ilişkin davalar, İflas idaresinin mirasın reddinin iptaliyle ilgili davalar, Mirasçının gaipliğine karar verilmesi davaları, Miras bırakan kişinin gaipliğine karar verilmesi davaları, Gaiplik ve malvarlığının hazineye intikali ile ilgili davalar, Mirasın paylaştırılması talebiyle ilgili davalar, Mirasın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davaları, Miras ortaklığıyla ilgili temsilci atanması davaları, Mirasta aile konutunun ve mirasın sağ kalan eşe özgülenmesi ile ilgili davalar, Borçlu olan mirasçıya kayyım atanması ile ilgili davalar, Miras paylaşım sözleşmesinin iptali davaları, Tereke borcundan dolayı mirasçıların müteselsil sorumluluğuna ilişkin davalar, Mirasın paylaşılmasından sonra kalan borcundan dolayı mirasçının sorumluluğu ile ilgili davalar, Miras borcunu ödeyen mirasçının diğer mirasçılara rücu etmesine ilişkin davalar, Miras payının temlikiyle ilgili davalar, Vasiyetnamenin açılması ve mirasçılara okunması ile ilgili davalar, Belirli mal vasiyetinin yerine getirilmesi ile ilgili davalar, Vasiyetnamenin iptali ile ilgili davalar, Vasiyetnamenin ifası ile ilgili davalar, Vasiyetnamenin açılması ile ilgili yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davalar, Mirastan vazgeçme sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine ilişkin davalar, Mirasın mirasçılar tarafından reddine ilişkin davalar, Yakın mirasçılara mirasın reddi halinde, mirasın tasfiye edilmesine ilişkin davalar, Mirasın borca batık olduğunun tespiti davaları, Mirasın reddi kararının iptali için açılan davalar, Mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun iptali için açılan davalar, Mirasın resmi defterinin tutulması için açılan davalar, Ön ve art mirasçı atanmasına ilişkin açılan davalar. İzmir Miras Avukatı Tavsiye Profesyonel ve bugüne kadar yüzlerce davaya katılmış ve kazanmış olan İzmir miras avukatı personellerimizden hizmet almanızı tavsiye ediyoruz. İzmir En İyi Miras Avukatı En iyi miras avukatından hizmet almak için, avukatın hangi özelliklere sahip olduğunu bilmek gerekir. İyi bir İzmir miras avukatı: Analitik düşünebilir En ince ayrıntısına kadar dava dosyalarını değerlendirir İkna kabiliyeti yüksektir Müvekkillerinin her zaman yanında olur Dava süreçlerini sonuna kadar takip eder Müvekkillerini en doğru şekilde yönlendirir Dava süreçlerinde neyi ne zaman yapacağını bilir İlgili kanun mevzuatlarında
İzmir Gayrimenkul Avukatı
İzmir Gayrimenkul Avukatı 1319 sayılı Emlak vergisi kanunu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 634 sayılı kat mülkiyeti kanunu, gayrimenkul hukukunun temel dayanağı olan kanunlardır. İzmir gayrimenkul avukatı bu kanunlar konusunda uzmanlaşmış kişidir. Gayrimenkul Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? İzmir en iyi gayrimenkul avukatı, ilgili gayrimenkul kanunları konusunda uzmanlaşmış ve gayrimenkul davalarında deneyimli olan hukuk fakültesi mezunu kişidir. Uzmanlığı ve deneyimi gereği İzmir gayrimenkul avukatı aşağıdaki konularla ve davalarla ilgilenir. Men-i Müdahale Davası Ülkemizde en sık görülen davalardandır. Herhangi bir taşınmazı kullanabilmek için, taşınmazın sahibinden izin almak gerekir. Mesela taşınmaz içerisinde tadilat yapmak istiyorsunuz. Öncelikle taşınmazın sahibinden izin almanız ve yapacağınız tadilatı açıklamanız gerekir. Eğer taşınmazın sahibinden izinsiz herhangi bir işlem yaparsanız, men-i müdahale (müdahalenin önlenmesi) davası ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Eğer taşınmaz, hak sahibi olmayan birisi tarafından işgal edilirse, aynı dava açılarak işgalci olan taraf, taşınmazdan çıkarılabilir. İzale-i Şuyu Davası Ortaklığın giderilmesi davası, bir taşınmaz üzerinde birden fazla kişinin hak sahibi olması durumunda açılır. Çünkü taşınmaz üzerindeki hak sahipleri anlaşamamaktadır. Hepsi belirli bir hisseye sahiptir ve kimse hissesini satamaz. Dava açılarak, taşınmaz üzerinde pay sahibi olan herkes anlaşmaya çalışır. Eğer taraflar arasında davaya rağmen anlaşma sağlanamıyorsa, icra yoluyla taşınmaz satılır ve bedeli her pay sahibine, payları oranında eşit olarak dağıtılır. Tapu İptali ve Tescil Davaları Kanuna aykırı bir şekilde düzenlenen tapu belgelerinin iptali için açılan davalardır. Bu tür davalarda, mahkeme sonuçlanmadan icra hükümleri uygulanamaz. Kamulaştırma Nedeniyle Tapu İptal Davası İzmir gayrimenkul avukatı, kamulaştırmadan kaynaklanan davalara da bakar. Bu davalardan birisi de tapu iptali davasıdır. Kamulaştırmaya konu olan taşınmazın değeri, kamu tarafından eksik hesaplanmış olabilir. Ya da taşınmazın sahibi, kamulaştırmanın yerinde olmadığını düşünerek dava açabilir. Kadastro İşlemi ile Verilen Tapunun İptali ya da Tescili Davası Kadastro, devlet tarafından yapılan bir işlemdir. Devletin bu işlemi yapmasının amacı, mülk sahiplerinin arazilerinin haritada yerinin belirlenmesi ve kayıtlarının tutulmasıdır. Kadastro işlemi ile ilgili davalarda en çok karşılaşılan sorun, mülk sahibine ait olan arazinin sınırlarının yanlış hesaplanması ve hak sahibi olmayanlarınmış gibi gösterilmesidir. İzmir gayrimenkul avukatı, bu tür yanlış işlemlerin iptali için mülk sahibi adına dava açar. Ayrıca taşınmazın gerçek hak sahibine tescili için de dava açabilir. Şufa Davası Ön alım hakkı olarak tanımlanmaktadır. Mülk sahibi, mülkünü üçüncü kişilere sattığı takdirde, mülkün sahibi olan kişi de bu hakkını başka bir kişiye devredebilir. Eğer ön alım koşulları meydana gelmişse, İzmir avukat şufa davası açarak, ön alım hakkını almaya hak kazanabilir. Genelde paylı arazilerde ve sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflarda, şufa davası açılır. Miras Hukukundan Kaynaklanan Tapu İptal Davası Ölen kişinin miras bıraktığı taşınmazlar üzerinde hak sahiplerinin anlaşmazlıkları olabilir. Genel olarak anlaşmazlıklar, pay hakkı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ölen kişi ardında vasiyetname bıraksa bile, saklı pay sahiplerine ilişkin vasiyetnamede herhangi bir hüküm yoksa, saklı pay sahiplerinin hakları mahkeme tarafından korunur. Vasiyetnameden dolayı taşınmaz üçüncü bir kişiye devredilmiş olsa bile, daha sonradan taşınmazın tapusu iptal edilebilir ve hak sahipleri üzerine geçebilir. Eğer ortada miras muvazaası yani mirastan mal kaçırma gibi bir durum varsa, hak sahipleri dava açarak bu durumu engelleyebilirler. Bu gibi durumlarda, İzmir en iyi gayrimenkul avukatı yardımı alabilirsiniz. Böylece hakkınızı tam olarak alma şansınız olmuş olur. Muhdesatın Aidiyeti Davası Taşınmazın sahibi olan kişi taşınmazını satar. Ancak taşınmaz üzerinde kalan taşınır unsurların hala sahibi olabilir. Eğer satış sözleşmesinde, taşınmaz üzerinde bulunan unsurlar da yer alıyorsa, taşınmazın yeni sahibi, aynı zamanda taşınmaz üzerinde bulunan unsurların da sahibidir. Mesela taşınmazın sahibi taşınmaz üzerinde bulunan; ağaç, bina, taşınır ya da taşınmaz her türlü eşyanın kendisine verilmesini talep edebilir. Taşınmaz üzerinde bulunan unsurlara muhdesat adı verilir. Taşınmazını başka birisine satan kişi daha sonradan taşınmaz üzerindeki muhdesatı talep ederse ve taşınmazı satın alan kişi bu talebi reddederse, taşınmazı satan kişi dava açarak, taşınmaz üzerindeki haklarını alabilir. Kiracının Tahliyesi Davası Ülkemizde sıklıkla karşılaşılan davalardan birisi de kiracının tahliyesi davasıdır. Bu durumunun birden çok sebebi vardır. Bu sebepler: Kiracının kirasını zamanında ödememesi, Üst üste kiracının kirayı geciktirmesi, Kiracının mülke zarar vermesi, Mülkün bulunduğu bölgede kiracının huzursuzluk çıkarması ve etrafına rahatsızlık vermesi. Olarak sıralanabilir. Ayrıca yine sıklıkla karşılaşılan durumlardan birisi de, ev sahibinin sözleşme şartlarına uymayarak kirayı artırması ve ev sahibi ile kiracı arasında sorun yaşanmasıdır. Ev sahibi bu durumda kiracının tahliyesi için dava açsa bile sözleşme hükümlerine göre haksız olacağı için davayı kaybedecektir. Ev sahibinin haklı olduğu ve yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı ev sahibi kiracısını uyaracaktır. Eğer kiracı olumsuzluklarına devam ederse, ev sahibi dava açarak kiracısının tahliyesini sağlayabilir. Ev sahibi dava açmadan önce yasal uyarı tebligatını kiracısına göndermek zorundadır. İzmir Gayrimenkul Avukatı Tavsiye Hak kaybına uğramamak ve iyi bir avukattan hizmet almak için avukatın kaç dava kazandığı ve davaları nasıl kazandığına bakmak gerekiyor. Bunun için de internet üzerinden biraz araştırma yapmak yeterli olacaktır. Eski usul çevreye sormak ve tavsiye almak suretiyle avukat aramak, yanılmaya sebebiyet verebilir. İzmir En İyi Gayrimenkul Avukatı Alanındaki en iyi avukatlarla sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz. Bizlerden gayrimenkul alanında yardım almak için bizleri hemen arayın. , Gayrimenkul Hukuku Hizmeti Aşağıdaki hizmetleri müvekkillerimize veriyoruz: Muhdesatın aidiyeti davaları Ön alım davaları, Kiracı tahliye davaları, Ev sahibi ve kiracı arasında yaşanan anlaşmazlıklarla ilgili davalar, Mirasa ilişkin davalar Tapu iptali ve tapularla ilgili diğer davalar İzmir Gayrimenkul Avukatı Ücretleri 2023 yılı ücret tarifesine göre aşağıdaki bazı davalarda güncel olan avukatlık ücretleri sıralanmıştır: Ecrimisil davalarında 30 bin TL Ön alım davalarında 40.050 TL Tapu iptali ve tescil davalarında 40.000 TL İntifa hakkı davalarında 37 bin TL Bedel artırımı davalarında 35 bin TL Yukarıdaki ücretlerin dışında, gayrimenkul hukuku ile ilgili davalardaki vekalet ücretleri hakkında detaylı bilgi almak için bizleri arayabilirsiniz. Gayrimenkul Davaları Masrafları Taşınmazın değeri üzerinden dava masrafları belirlenir. Taşınmazın değeri ne kadar yüksek olursa, yatırılacak harç miktarı da o denli yüksek olacaktır. Mesela ortaklığın giderilmesi davasında mahkeme masrafları ortalama olarak 6 bin TL’den başlar. Davanın türüne, bilirkişi ücretlerine, tanıklara ödenecek ücretlere, posta ve evrak giderlerine göre de değişiklik gösterir. Gayrimenkul Avukatının Gayrimenkul Davalarına Etkileri Detaylı ve kapsamlı olan gayrimenkul hukuku alanında tek başına dava açmak ve tek başına savunma yapmak, davayı kaybetmekle eşdeğerdir. Deneyimli ve alanında uzman bir avukattan yardım almak her zaman için iyidir. İyi bir avukat sizin görmediğiniz detayları görecek ve sizi doğru yönlendirerek davaları kazanmanızı sağlayacaktır. Gayrimenkul Davalarına Hangi Mahkemeler Bakar? Taşınmazın bulunduğu yer mahkemeleri yetkili ve görevlidir. Eğer kat mülkiyeti ile ilgili anlaşmazlıklar söz
İzmir Vergi Avukatı
İzmir Vergi Avukatı 3475 sayılı Vergi Usul Kanunu, 799 sayılı Damga Vergisi Kanunu, 1009 sayılı Gider Vergileri Kanunu ve diğer ilgili kanunlar, vergi hukukunun temel dayanaklarıdır. Aynı zamanda vergi davalarında da bu kanunlara göre hüküm verilir. İzmir Vergi avukatı ilgili kanunlara göre müvekkillerinin haklarını korur. Vergi hukuku devletin, kamu ve diğer tüzel kişiliklerden düzenli olarak sağladığı gelirleri konu alır. Vergi Avukatı Nedir ve Hangi Davalara Bakar? İzmir en iyi vergi avukatı ilgili vergi kanunları konusunda uzman ve vergi davalarında deneyimli olan hukuk fakültesi mezunu kişidir. Uzmanlığı ve deneyimi gereği İzmir vergi avukatı aşağıdaki davalarla ve konularla ilgilenir. Gümrük Vergilerine İtiraz ve Gümrük Vergilerinin İptali Davaları 4458 sayılı gümrük kanununun 242. Maddesi gereğince vergi ödemekle yükümlü mükellefler, ödedikleri vergilerle ilgili bir sorunla karşılaştıklarında itiraz edebilirler. İtirazlarını ilgili kurumlara iletirler. Zaten dava açılmadan önce kuruma yazılı olarak itiraz edildiğinin ispat edilmesi gerekir. Eğer ilgili kurum mükellefin itirazına cevap vermemişse ya da olumsuz cevap vermişse, mükellefin hakkını araması için dava açma hakkı vardır. Gümrük Kanununun 242/1 maddesi gereğince kendilerine ceza tebliğ edilen mükellefler, en geç 15 gün içerisinde yazılı olarak bir üst makama itirazlarını yapmalıdırlar. Eğer bir üst makamdan da olumlu sonuç alamazlarsa, bir üst makama şikayetlerini tekrarlamalılar. En üst makamdan da sonuç alamazlarsa, şikayetten 30 gün sonrası dava açarak haklarını arayabilirler. Vergi Ceza İhbarnamesine İtiraz Davaları Vergi usul kanununa aykırı olarak düzenlenen ihbarnameler için öncelikle tebligatı yapan vergi dairesine başvuruda bulunulmalı ve ihbarnamenin düzeltilmesi ya da geçersiz sayılması talebinde bulunulmalıdır. Eğer tüm bu çabalardan sonra sonuç alınamazsa dava açma yoluna gidilebilir. Mükelleflere hatalı olarak gönderilen ihbarnamelerle ilgili uygulamada 3 farklı dava açılabilir. Doğrudan İptal Davası İlgili vergi dairesi tarafından mükellefe ihbarname gönderilmesinden sonra mükellef 30 gün içerisinde doğrudan iptal davası açabilir. Ancak öncelikle ilgili vergi dairesine yazılı olarak itiraz etmesi gerekir. İdari İtirazdan Sonra İptal Davası Açma Vergi daireleri tarafından mükelleflere karşı bir hata yapılmışsa, mükellef 5 yıl içerisinde bu hataların düzeltilmesi için vergi dairesine itirazda bulunabilir. Olayın öğrenilmesinden itibaren 5 yıl içerisinde itiraz edilmelidir. Dava açma süreci de buna dahildir. Uzlaşma Başvurusundan Sonra Açılan İptal Davası Müvekkile vergi dairesi tarafından ceza kesilmişse, müvekkil vergi dairesinin haklı olduğunu düşünüyorsa, vergi dairesi ile uzlaşmak için 30 gün içerisinde vergi dairesine uzlaşmak istediğini söyleyebilir. Eğer uzlaşmadan herhangi bir sonuç alamazsa mükellef dava açma yoluna gidebilir. Genel ve Özel Usulsüzlük Cezasına Karşı İtiraz ve İptal Davası Vergi Usul Kanunu madde 351’de vergi usulsüzlüğü iki kısımda ele alınmıştır. Birinci kısımda genel usulsüzlükler, ikinci kısımda ise özel usulsüzlükler yer alır. Genel usulsüzlüğe örnek verilecek olursa, vergi dairesine teslim edilmesi gereken defterler üzerinde yapılan usulsüzlükler örnek olarak gösterilebilir. Veraset ve intikal beyannamesinin zamanında verilmemesi ikinci dereceden genel usulsüzlük olarak adlandırılır. Vergi usul kanunu 353 ve 355. Maddelerinde özel usulsüzlük halleri: “1. (Değişik: 21/3/2018-7103/12 md.) Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227, 231 ve 234 üncü maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 (2.200) Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.(2) Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 120.000 (1.100.000) Türk lirasını geçemez. 2. (Değişik: 21/3/2018-7103/12 md.) Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu Kanunun 227 nci maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde, her bir belge için 240 (2.200) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 12.000 (110.000) Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise 120.000 (1.100.000) Türk lirasını geçemez.” Olarak ifade edilmiştir. Ayrıca Vergi usul kanunu madde 355’te özel usulsüzlük halleri: “Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi üzerinden maktu vergilerde % 50, nispî vergilerde % 10 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde kapsamında kesilecek özel usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 1 (9 TL.) Yeni Türk Lirasından az olamaz. Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, mükerrer 242, 256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza:(1)(2)(3)(4)(5) Mükerrer Madde 355 – (Ek: 30/12/1980-2365/80 md; Değişik: 22/7/1998-4369/13 md.) Bu Kanunun 86,148,149,150, mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);(3)(5) 1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.000 (7.500 TL)Türk Lirası, 2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basıt usulde tespit edilenler hakkında 500 (3.700 TL) Türk Lirası, 3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 250 (1.900 TL) Türk Lirası, Özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle: 21/3/2018-7103/13 md.) Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer alanlara 1.000 (4.400) Türk lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 500 (2.200) Türk lirası, (3) numaralı bendinde yer alanlara 250 (1.180) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:1/7/2022-7417/28 md.) Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara, (1) ve (2) numaralı bentlerde yer alan özel usulsüzlük cezasının 5 katı, (3) numaralı bentte yer alan özel usulsüzlük cezasının 2 katı uygulanır. (Ek cümle:29/4/2021-7318/3 md.) Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (8) ve (10) numaralı bentleri uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara,